12 Nisan 2021 Pazartesi

Türlü Renkli Adı Gibi Elvan Sofraları

 


 Huzur dolu İrfan sofrasından sesleniyorum. Baktığında yeşil, baktığında mavi, baktığında kırmızı, baktığında gözünü ayıramayacağınız bir tablo. Hazırlanmaya başlarken kokular inceden donatıveriyor heryeri. Her oturduğumda karlı dağları izler gibi, vapur geçişlerini uçtan uça süzer gibi izledim. İki mutlu insanı el ele  gördüğünüzde inceden yüzünüze inen tebessüm şimdi burada yaşanıyor. 

 

 

Kalabalık pazarın en güler yüzlü balıkçısından alınmış çuprayı özenle doğranıp çiçek resimli beyaz küçük bir tencere ile geri teslim ediliyor. Balıkçılar da tencereyi görünce ‘çok şekermiş tenceren abla’ diyorlar. Çünkü sıfır atık konusu özenle işleniyor. Salata en taze organik satış yapan  yerden alınıyor. Amasralıyım diye salatanın özenle süslenip sofraya dâhil edilmesi ayrı bir incelik. Zarafet  kokan tüm doğallığıyla bambu tabakları çok anlam katıyor. Minik çini kaşıklarımız, ahşap şirin çatallar havasıyla gelmiş. Güveç kâselerde  ısıtılmış ekmekler, yeşillikler, mis gibi tereyağlı makarna ve yanındaki soslarla İtalyan makarnalarını aratmıyor. Haşlanmış sebze cümbüşü, yapımı yoğurt sofrayı coşturmuş durumda. Ve daha neler neler. Sofranın ortasına doğru kendini göstermeye çalışan  bir avize, deniz kabuklarından yapılmış, salladıkça sesiyle sohbete karışıveriyor.  Sohbetler öyle yerlere gelmiş ki; bir bakmışsın gözler dolmuş, bir bakmışsın yaşlar akmış, bir bakmışsın kahkahalar atılmış ortalık iki kişilik bayram yeri.  Asıl durumda burada, o kahverengi ahşap ve yuvarlak masanın kulakları bizi ne kadar duyduysa kadar ortak oldu bize. Aslında o masadaki her şey eşlik etti bize. Sanki hiçbir şeye dokunulmamış gibiydi, yeniden çoğalıyordu.

 

 İşin özü Azizim yüreğin ta içinden yapılan tüm dokunuşlar  bu sofraya günlerdir çok fazla şey kattı. Hiç bir beklenti olmadan, karşılık beklemeden, sadece anı anlamlaştırarak yaşamak adına mutluluğun bedava olduğun ispatladı. Her bir güne ayrı bir kompozisyonla gelen bu sofrada çok anılar, duygular paylaşıldı. Boşuna İrfan sofrası demiyorum. Küçücük bir anı bile benim için ders niteliğindeydi. Öğretici adımlarla daima ileriye bakarak bilgiler kitap gibi sıralandı.  Sofra bahaneydi dostluk şahaneydi.