Huzur dolu İrfan sofrasından
sesleniyorum. Baktığında yeşil, baktığında mavi, baktığında kırmızı, baktığında
gözünü ayıramayacağınız bir tablo. Hazırlanmaya başlarken kokular inceden
donatıveriyor heryeri. Her oturduğumda karlı dağları izler gibi, vapur geçişlerini
uçtan uça süzer gibi izledim. İki mutlu insanı el ele gördüğünüzde
inceden yüzünüze inen tebessüm şimdi burada yaşanıyor.
Kalabalık pazarın en güler yüzlü
balıkçısından alınmış çuprayı özenle doğranıp çiçek resimli beyaz küçük bir
tencere ile geri teslim ediliyor. Balıkçılar da tencereyi görünce ‘çok şekermiş
tenceren abla’ diyorlar. Çünkü sıfır atık konusu özenle işleniyor. Salata en
taze organik satış yapan yerden alınıyor. Amasralıyım diye salatanın
özenle süslenip sofraya dâhil edilmesi ayrı bir incelik. Zarafet kokan
tüm doğallığıyla bambu tabakları çok anlam katıyor. Minik çini kaşıklarımız,
ahşap şirin çatallar havasıyla gelmiş. Güveç kâselerde ısıtılmış
ekmekler, yeşillikler, mis gibi tereyağlı makarna ve yanındaki soslarla İtalyan
makarnalarını aratmıyor. Haşlanmış sebze cümbüşü, yapımı yoğurt sofrayı
coşturmuş durumda. Ve daha neler neler. Sofranın ortasına doğru kendini
göstermeye çalışan bir avize, deniz kabuklarından yapılmış, salladıkça
sesiyle sohbete karışıveriyor. Sohbetler öyle yerlere gelmiş ki; bir
bakmışsın gözler dolmuş, bir bakmışsın yaşlar akmış, bir bakmışsın kahkahalar
atılmış ortalık iki kişilik bayram yeri. Asıl durumda burada, o
kahverengi ahşap ve yuvarlak masanın kulakları bizi ne kadar duyduysa kadar
ortak oldu bize. Aslında o masadaki her şey eşlik etti bize. Sanki hiçbir şeye
dokunulmamış gibiydi, yeniden çoğalıyordu.
İşin özü Azizim yüreğin ta içinden
yapılan tüm dokunuşlar bu sofraya günlerdir çok fazla şey kattı. Hiç bir
beklenti olmadan, karşılık beklemeden, sadece anı anlamlaştırarak yaşamak adına
mutluluğun bedava olduğun ispatladı. Her bir güne ayrı bir kompozisyonla gelen
bu sofrada çok anılar, duygular paylaşıldı. Boşuna İrfan sofrası demiyorum.
Küçücük bir anı bile benim için ders niteliğindeydi. Öğretici adımlarla daima
ileriye bakarak bilgiler kitap gibi sıralandı. Sofra bahaneydi dostluk
şahaneydi.


